Yeni hastalar ve yeni çözümler.

Kalp Damar Hastalıkları dünya da en çok öldüren hastalık grubudur. Kalp krizi ve felç gibi sonuçları ağır olan komplikasyonlar ile karşı karşıya kalırlar. Felç kalıcı hasar ile kişinin hayatını güçleştirirken kalp krizi kalp fonksiyonlarının azalması ile beklenen yaşam süresini kısaltır.

Ben modern tıp yöntemlerini tamamen göz ardı eden ve klasik adı ile ‘’ alternatif tedavilere ‘’ göz kırpan birisi değilim. Alternatif doğru bir sözcük seçimi değildir. Bunun yerine etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış tedavilerin yanında ‘’ tamamlayıcı’’ tedavi yöntemlerine de bakmak gerekebilir.

Ameliyatta gördüğüm çok kötü damarlar ( giderek daha kötü hastalar ile karşılaşıyoruz) ve kötü tablolar uzun dönemde karşılaşılan yineleyen sorunlar yeni arayışları beraberinde getiriyor.

Fakat giderek artan hasta grupları ile karşı karşıyayız. Bu gruplar;

  1. Aileden gelen ve kişisel risk faktörleri olan bu hastalığın adayları. Bu grubun içine anjiyoda bazı darlıklar (önemli olmayan) saptanmış fakat balon-stent-ya da ameliyatlık olmayanlar.
  2. Balon, stent olmuş ameliyata gitmek istemeyenler.
  3. Hem balon, stent olmuş (sayısız) hem de ameliyat olmuş ama sıkıntıları devam eden hastalar,

Her üç grubun da sayısı giderek artıyor. O yüzden insanlar değişik alanlara yöneliyor. Bir de bunlara Şeker Hastalığı ve farklı organ tutulumu (bacak damarlarında darlık, bacaklarda yaralar) eklenince günden güne sorunlu hasta sayısı artıyor.

Bu tip hastaları hem koruyucu hem de tedavi edebilecek yeni seçenekler sunmak gerekiyor fakat şu anda bu hastalara ilaç dışında önerebilecek pek bir şey yok. Bu nedenlerden bitkisel tedavi, beslenme ve destek tedavileri çıktı.

Modern Tıp Kalp Damar Tıkanıklığını ikiye ayırır.

  • Stabil: Durağan olan grup.
  • Stabil Olmayan: Durağan olmayan grup.

Durağan olan grup genelde damar tıkanıklığı olmasına karşın hiç şikâyeti olmayan ya da az şikâyeti olan gruptur. Şikâyet göğüs ağrısı olsa bile bir efor ya da duygusal bir stres ile ortaya çıkar.

Stabil olmayanlar ise istirahatte bile göğüs ağrısı olanlardır. Yani kalp hızlanmadan da göğüs ağrısı olanlardır. Önemli olan ve acil müdahale gerektirebilecek grup budur.

Durağan olan gruba ise ilaç,  balon stent veya bypass ameliyatı önerilebilir. Bypass veya stent için nasıl karar verilir?. Hastanın tıkalı damar sayısı, kalp krizi, kalbin kaslıma gücü ve şikayetlerine göre karar verilir. 

 

Tedaviler ile ölüm ve şikayetler önlenmiştir. Hastaların daha kaliteli bir hayata kavuşmaları sağlanmıştır.

Zaman içinde anjiyo, stent ve bypass sayıları artmıştır. Son yıllarda ise bu sayılar düşmektedir. Bu düşüş halen devam etmektedir.

 

Aşağıdaki grefikte 2000-2014 yılları arasında Ameirka’da Girişim, Bypass, İlaçlı Stent ve Çıplak Stent sayıları düşüşü görülmektedir. Peki cirolar ne durumdadır. 

 

Bu düşüşe karşın stent ve benzeri cihaz üretimi pazarı büyüklüğü 10 Amerika’da 2026 yılında 7 Milyar dolara ulaşacaktır. Gelişen teknoloji ve olanaklar maliyetleri ve fiyatları arttımaktdır

  • 2018 YILINDA YİNE Amerika’da yapılan anjiyografilerde teşhis amaçlı olanalra öndedir.

 

  • Klasik olarak bunun %70 teşhis ve %30 tedavi işlemleri şeklinde olması gerekir. Burada biraz girişimsel işlemler önde görünmektedir. Balon, stent ve bypass uygulamaları hayat kurtarıcı işlemler oalrak acil vakalrda daha sık kullanılmaktadır.
  • Peki neden böyledir? Cevabı yine bilimsel bir kaynak ile verelim.
  • Yıllar süren bir büyük çalışma 2020 Nisan ayında yayınlandı. Bu çalışmaya göre Stent veya Bypass olan hastalar ile ilaç tedavisi, diyet ve spor önerilen hastalar karşılaştırıldığında bir fark bulunmadı. 

Maron DJ, Hochman JS, Reynolds HR, et al. Initial Invasive or Conservative Strategy for Stable Coronary Disease. N Engl J Med 2020;382:1395-407

 Bu araştrımaya karşı çıkanlar konu edilen hastaların toplam hasta grubu içerisinde küçük bir grup olduğunu ve genelleme yapılamıyacağını ileri sürdüler. Rsik grupları açısında farklılık olabileceğini vurguladılari

David Meier Thabo Mahendiran , Stephane Fournier. Will ISCHEMIA change our daily practice? Cardiovasc Diagn Ther. 2020 Aug;10(4):908-911.

Girişimsel işlemlerin bir kısmının gereksiz olduğu iddiasını gündeme getirdi. Hastaların kalp kriz geçirmesindense bu uygulamalrın mantıklı oalcağı düşünüldü. 

Tüm bu tartışmalara gürültü kopartan araştrımanın katılımcılarında bir olan Dr.Yevs Osborne cevap verdi.

‘’Kalp Damar tıkanıklığı aslında cerrahi değil tıbbi bir sorundur’’

https://www.usnews.com/news/health-news/articles/2020-03-31/major-study-casts-doubt-on-routine-use-of-stents-bypass

ASLINDA HASTALIĞI DEĞİL ŞİKAYETLERİ TEDAVİ EDİYORUZ.

BÖLGESEL TEDAVİ YAPIYORUZ ALTTA YATAN HASTALIK DURUYOR VE DEVAM EDİYOR. 

Hastalar gerekli hayati değişiklikleri yapamadıklarrında ameliyat olsalar bile benzer darlıkların farklı bölgelerde görülebileceği ve görüldüğü konuşulmaya başlanıldıAşağıdaki resimde bypass olan bir hastada damarlarının nasıl inceldiği ve hastalığı nasıl yayıldığı görülmektedir. 

Tekrar asıl soruna bir başka açıdan bakalım.

Son yıllarda tüm gelişmelere karşın Kalp Damar hastalıkları hala en çok öldüren hastalık olmaya devam ediyor. Balonlar, stentler, bypass ameliyatları, kan sulandırıcılar ve kolesterol düşürücü ilaçlara karşın hala çok önemli sonuçlar elde edilebilmiş değiliz. Binlerce ameliyatlık bir cerrahi deneyim sırasında bir damarı çıplak gözle görüp eliniz ile hissettiğinizde ve dikiş geçmeye çalışırken zorlandığınızda damardan çok fayansa benzeyen bir yağı karşısında ” bu damar nasıl bu hale gelmiş?” sorusunu kendinize sormak zorunda kaldığımız sayısız ameliyat olmuştur.

Doğuştan pırıl, pırıl aldığımız damarları nasıl bu hale getirebiliyoruz?

Sadece ilaç tedavisi stente ve ameliyat ile gerçekten bir tedavi sağlanıyor mu? 

Yoksa stent ve bypass uzun bir yoldaki kısa duraklar mı?

Biz sadece hastalığı değil onun sonuçlarını tedavi ettiğimizi biliyor muyuz?

Genelde hem biliyoruz hem de bilmiyoruz.

Milyarlarca dolarlık güce sahip olan şirketlere pahalı tedavilerin yanında çok ucuz kalan bazı basit yöntemlerin uzun vadede en az onların ürünleri kadar etkili olabileceği seçeneğini düşünmeli miyiz?

Uzun dönmeli sonuçlara bakıldığında stent ya da bypass olan hastaların içerisinde bunlardan en çok yararlananların daha ağır hastalık geçirenler ve acil durumlar ile karşılaşanlar olduğunu biliyoruz.

Buna karşın hastalığı daha hafif ve orta derecede yaşayanlarda ise ölüm oranları ve kalp krizi oranları sadece ilaç ve optimal tedavi dediğimiz tüm seçenekleri içeren tedavilerde aynı çıkmaktadır. Yani onca eziyet sonrasında aynı yere çıkıyorsak kendimize bazı sorular sormamız gerekemez mi?

Bir kez anjiyo olduğunuzda sağlam raporu alsanız bile önümüzdeki 10 sene içinde yeniden anjiyo ve hatta stent olma şansınız artıyor hem de misli ile artıyor. 

Modern tığ eğitimine artık günümüzde öne çıkan ana düşünce ” kanıta dayalı tıp” olmuştur. Yani bir şey söyleyeceksen bunu rakamlara ve ona dayalı matematiksel ve istatistiksi anlamlara dönüştürmelisiniz. Bu aslında pozitif bilimler için geçerli olan bir anlayıştır.

Bu konu üzerinden gidildiğinde, ilaç ve malzeme üreten firmaların desteklediği sayısız ve görünüşte kusursuzu ve hepimizin özellikle doktorların aklını çelecek nitelikte kusursuz görünen çalışmalar öne çıkmıştır. Bu tıp eğitimine de yansımış ve sonuçta ilaç ve girişim dışında neredeyse her türlü yaklaşım bilimsel olmamak ile suçlanmıştır. Diyet ve yaşam biçiminde yapılacak değişiklikler de unutulmamıştır. Akdeniz diyeti ve üzerine eklenen değişiklikler ama değil ancak lojistik destek sağlayan yan unsurlar olarak görülmüşlerdir. Yani olaya tek bir açıdan bakmaya koşullandırılmışımızdır.

Bu konudaki ilk hasar ilaç şirketlerinin çalışmaları maniple ettiklerin ve hatta olumsuz özelliklerine karşın bazı ilaçları araştırmacılara ve doktorlara para destekli projeler ile önerdiklerinin ortaya çıkması ile olmuştur.

Aşılardan, kan sulandırıcı ilaçlardan kolesterol düşürücü ilaçlara kadar milyarlarca dolarlık bir pazar ve mahkeme kapılarında yapılan anlaşmalar ve milyar dolara varan tazminatları basında ender de olsa görmüşüzdür. Çünkü batıda reklam pazarında ilaç firmaları önemli bir ağrılığa sahiptirler.

Beklenen yaşam süresinin artmasına bağlı olarak giderek daha fazla insan hiç beklenmedik yaşlardan ileri yaşlara kadar kalp damar hastalıklarından sıkıntı çekmeye başlamışlardır.  Eğer daha önceden stent gibi erken ve gereksiz verilmiş kararların kurbanı olursanız; hastaneler, kontroller, ilaç raporları ve hatta anjiyo bölümleri sizin kapı komşunuz haline gelmiş demektir. Hastaneler aslında yeni hasta üreten merkezler haline gelmişlerdir. Her stent ve bypass hastası aslında hastanelerin ” yeni müşterisi” haline dönüşmektedirler.

ISCHEIMA adlı önceden bahsettiğimiz çalışmaya göre ağır vakaların dışında stent ve optimal tıbbi tedavi arasında ölüm ve kalp krizi açısından bir fark bulunmamıştır. Bu nasıl bir çıkmazın içinde bulunduğumuzun bir göstergesidir. Amerika dünya nüfusunun %5’ine sahip olmasına karşın dünyadaki invaziv işlemlerin %43’üne ev sahipliği yapar. Bu adar yüksek düzeyde işlem yapılan bir ülkeden çıkan sonuçlara öre karar veren tıp dünyasının Amerikalılara güvenmemesi sonucunda büyük çalışmalar ” çok merkezli ” hale getirilerek Avrupa’dan farklı merkezlerin katıldığı büyük çalışmalar planlanmıştır. Aslında bu yaklaşım. ” bizim güvenirliğimizi az buluyorsanız bakın başka ülkeleri de işin içine kattım şimdi belki bana güvenirsiniz ” demektir. 

Sadece ilaç şirketleri değil ” medikal endüstride” işin içine girmiştir. İlaç firmaları ile büyük bir ”Mediko Endüstriyel kompleks” oluşturmaktadırlar. Yeni geliştirilen girişimsel tedaviler bir yandan hastalıkların akut sonuçlarına müdahale etmeyi kolaylaştırırken (inme sırasında şah damarına müdahale etmek, anevrizma yırtılmalarında kullanılan aortik stentler) kısa sürede rutin sıradan işlemler haline gelerek ciddi maddi pazarlar yaratmışlardır. Bu gelişen teknolojik tedavi yöntemleri pahalı faturaları ile hem hastanelerin hem de sosyal güvenlik kurumların dikkatini hemen çekmiştir. Hastaneler bu girişimlerin sayılarını arttırmaya çalışırlarken sosyal güvenlik korkumlar bunları sıfırlamaya çalışmışlardır.

Bu girişimler için stentler dahil olmak üzere ki bildiğiniz üzere ilaçlı ilaçsız stent tartışması üzerinden fark ödenmesi gibi konuların gündeme gelmesi ile bunları üreten firmalar hem doktorlara hem de hastanelere ”teşvik primi” vermektedirler. 

Yapılan çalışmalar göstermiştir ki, Kalp Damarlarına takılan stentlerin en az %25-30’u gereksiz yere takılmaktadır. Bu hastaların çoğunluğu da bu gruptadır. Bunu öğrendik peki şimdi size desem bu işin merkezi Amerika’da son yıllarda takılan stent sayısı artıyor ama hasta sayısı azalıyor dersem ne düşünürsünüz?

Hemen cevabı bilinen Cleveland Klinikteki bir kardiyologdan vereyim. ‘’Biz hastalığı değil şikayetleri tedavi ediyoruz’’ Bu dürüst bir cevap damarda tıkalı olan yere bir stent takılıyor ama korunma ya da var olan darlığın ilerlemesi ya da durdurulması konusunda hadi hiçbir şey yapılmıyor demeyeyim ama çok az şey yapılıyor.  Yine Amerika’da anjiyo yapan bir Kardiyoloğun sigorta şirketlerine kestiği yıllık faturanın beş milyon doları bulduğunu söylesem belki biraz daha kafanız aydınlanırsınız. 

İşin bir başka yanı da durağan grupta hatta durağan olmayan grupta bile uzun dönemli sağ kalım oranları pek değişmiyor. Bir işlem uygulananlar daha çok hastaneye gidiyor, daha çok tetkik yaptırıyor ve yeniden işleme maruz kalıyor. Sistem kendine hasta üretiyor.

Stentlerin tıkanması ve başka damarlarında tıkanması ile ikinci üçüncü diye giden şekilde stent zincirinin devam etmesi ile sonuç bypassa gider. Bu durumda defalarca stentlenmiş damarlardan dolayı da hem bypassa gelen hasta sayısı düşer hem de hastaların ameliyat riskleri de artar. Bypass sonrası da stent zinciri devam eder. Göğüs ya da kol atardamarı kullandıysa bu şans düşer kullanılmadıysa artar.  Bizim ülkemizde ise genelde defansif düşünerek, hastaların sıkıntıya girmesini önlemek için girişimsel işlem uygulanma olasılığı yüksektir. Giderek gerçek şartları değerlendirerek hastalarını anjiyoya yönlendiren Kardiyolog sayısı azalıyor. 

Peki bu neden bu hale geldi? Bu hastalık aktif çalışan erkek nüfusu etkiliyor. O yüzden kişilerin hızla teşhis koyulup tedavi edilmesi gerekiyor. Stent ameliyat vs. hemen yapılsın kolesterolü yüksek ise hemen ilaç başlansın ve hemen işine geri dönsün. İlaçlar satılsın şirketler çalışanlarına hemen kavuşsun. Başta tarafların memnun olduğu durum şimdi tersine döndü. Neden? İşlemler ve malzemeler çok pahalandı ve faturalar arttı. Siz Amerikan araba firması General Motors’un sağlık harcamaları yüzünden bir fabrikasını kapattığını biliyor muydunuz? Peki ünlü kahve zinciri Starbucks’ın sağlık sigortasına ithal ettiği kahve çekirdeğine ödediği paradan daha fazla ödediğini. Bakın işler nasıl karışmaya başladı.

Tabi ki, Durağan olmayan üç damarı tıkalı olan belli koşulları sağlayan kişiler ameliyata gidecek veya gereken yerlere stent koyulacak, SONRASI? İşlerin çetrefilleştiği yer tam da burasıdır.

Şimdi diğer derse geçebiliriz.

 

 

 

Ben hiçbir şeyi hemen reddetmem hemen de kabul etmem o yüzden araştırarak bulduklarımı size sunuyorum. Bu arayışı bilimsel temellere dayandırmak istiyorum. Hastalarımın da bu protokollere eksiksiz uygulamalarını istiyorum. Bu konuda sıkı bir disiplin uyguluyorum.

Değişik hasta gruplarında kliniğimde yeni tedavi protokolleri başlatmaya hazırlanıyorum. Etkilerini de uzun dönemli takip ederek sonuçları görmek istiyorum.

Öğrendiklerimi paylaşmaya devam edeceğim.

Sağlıcakla Kalın.

Yeni yazılarda buluşmak üzere.

——————————————–

ANAHTAR KELİMELER:

damar tıkanıklığı nasıl anlaşılır, kalp damar tıkanıklığı nasıl anlaşılır, damar tıkanıklığı, damar tıkanıklığı anjiyo, damar tıkanıklığı açma, damar nasıl tıkanır, alternatif tıp, tamamlayıcı tıp, anjiyo, efor testi, bilgisayarlı anjiyo, bilgisayarlı anjiyo nasıl yapılır, eko, damar tıkanıklığı neden olur, emar, kalp ve damar hastalıkları, damar tıkanıklığı tedavisi, damar tıkanıklığı kürü, damar tıkanıklığına ne iyi gelir, damar videoları kısa, balon patlatmak, anjiyo şart mı, korku, damar tıkanıklığı kürü, damar tıkanıklığını açan tedavi, damar tıkanıklığını açan bitkisel tedavi, damar açıcı bitkisel ilaçlar, bacak damar tıkanıklığı bitkisel tedavi, damar tıkanıklığı bitkisel tedavi, bitkisel, damar açan tedavi, sağlık videoları, bitkisel serdar Akgün, bitkisel tedavi serdar Akgün, damar açıcı bitkiler nedir, damar açan bitkiler, damar açan gıdalar, damar açıcı besinler, damar açıcı bitkiler, damar açıcı kürler, serdar Akgün, kalp, damar

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here