Şu anda bu yazıyı okuduğunuz ekran telefon tablet veya bilgisayar ışığı hangi renktir? Gelin şimdi kulağımız tersten göstererek doğruyu bulmaya çalışalım.

Michel Siffer Fransız bir mağara bilimcisi. 1972’de bir bilimsel çalışmanın parçası olarak Texas’ta bir mağarada günışığına çıkmadan 6 ay geçirmiş. Yüzeyde bulunan bir ekip tarafından izlenmiş. Kendisinin tansiyonunu ölçmüş, EKG’sini çekmiş. Hatta EEG ile beyin dalgaları ölçülmüş. Zekâ ve beceri oyunları oynamış tüm bunlar da kayıt altına alınmış.

https://www.youtube.com/watch?v=ud8AYVbgYD0

Siffer araştırmasında başlarda günlük 24 saatlik3 düzen bazen 50 saate kadar değişkenlik gösterse de sonuçta 25 saat olarak gerçek düzenimize yakın bir şekilde günışığı olmadan sabitlenmiş. Bu çalışma süre açısından çok önemli ama eleştirilen bir yönü var. O da hiç ışıksız değil yani suni olarak aydınlatma kullanılmış. Peki hayatımızdan ışığı tamamen çıkarsak ne olur. Ya da görme engelli bir insanın günlük düzeni nasıl ayarlanır. Bu soruların cevabı ve araştırmalar hastalıkların oluşumu, tedavisi, çalışma düzeni, kilo alımı ve hatta diyet gibi konularda önemli bilgiler sağlamıştır. Biyolojik saat bozulduğunda özellikle nöbet şeklinde çalışanlarda gece çalışanlarda depresyon, anksiyete, kalp damar hastalıkları, bazı kanserlerin fazla görülmesinde bu saatin bozulması sorumlu tutuluyor.

Her şeyin başı ise biyolojik saat kavramını anlamak ile başlıyor.

Nitekim çıkan sonuçlardan ilk faydalanan kurum bilin bakalım hangi kurum olmuş. NASA olmuş. Uzayda uzun süre kalan astronotlar için elde edilen bilgileri kullanmışlar ve çalışmalara devam etmişler.  Bu alışmadan sonra ‘’Siffer’e Mağara Adamı unvanı verilmiş.

Biliyorsunuz vücudumuzda bir biyolojik saat var. Bu saat gündüz ve gece arasındaki ayrımı yapıyor. Ne zaman uyuyacağımıza ne zaman uyanacağımıza karar veriyor. 24 saatlik bu ritim iki temel değişkene bağlıdır.

Biyolojik saatimize iki veriye göre çalışıyor. Vücudumuzdaki zaman düzenleyicilere (iç zamanlayıcılar) ve dışarıdan gelen uyarılar (sosyal düzen, iş hayatı, okul vs). Bu ikisi saatimizin çalışma düzenini belirliyor.

Bunların içinde en önemlisi ‘’güneş: günışığıdır’’. Gözümüzdeki retina tabakasındaki Melanopsin hücreleri günışığına hassastırlar. Gelen uyarıları Hipotalamusta buluna SCN adlı merkez gönderirler. Bu merkezde epifiz bezinden Melatonin salınımını düzenler ve sonuçta uyku düzenimiz ayarlanır.  SCN merkezinin bozulduğu durumlarda farelerde biyolojik saat 20 saate düşmüştür. Bu aslında her canlı türünde farklı bir saat mekanizması olduğunu da gösterir. Balinalar, göçmen kuşlar gece avlananlar hepsi genetik kodlarındaki biyoloji saate göre yaşarlar.

İnsanlar vücutlarındaki kortizol düzeyleri, kan basıncı ve vücut ısısı gibi farklı değişkenler ile biyolojik saatlerini düzenlerler. Bu saat aykırı davrandığımızda aslında uyumamız gereken zamanda yemek yersek ya da ayakta olmamız gereken zamanda uyursak tüm bu saat düzenini bozarız. Bu aslında enden gece belirli bir saatten sonra yemek yememiz gerektiğinin göstergesidir.

Fakat biyolojik saat ile son yıllarda bir sorun yaşıyoruz. O sorunun adı da ışık sorunu.  Gün ışığı olmadan yaşamın sürdürülmesi mümkün değildir. Işık aslında temel uyarandır. Günışığında bizi ilgilendiren ve uyanıklığımızı sağlayan ışık temel olarak belirli bir dalga boyundaki mavi ışıktır. Bu nedenden dolayı gece evlerde kullanılan LED ampuller geliştirilmiş ve mavi ışık oranı azaltılmıştır. Şimdiye kadar her şey yolunda değil mi? Hayır yolunda değil. Neden? Kullandığımız cep telefonları, tabletler ve bilgisayarlar beyaz ışık değil ama aynı zamanda mavi ışık dalgaları içeriyor.  Gece ekran başında geçirdiğimiz zamanda gelen mavi ışık biyolojik saatimize hala günışığında olduğumuzu haber veriyor. Bu da insanları uyanık ve ayakta tutuyor. Farkında olmadan biyolojik saatimize yanlış bilgiler gönderiyoruz. Hatta bu yüzen cep telefonunuzdaki mavi ışığı azaltan uygulamalar var. Bu aplikasyonlar Mavi Işık, Mavi Gece ya da Gece Baykuşu gibi isimler ile kullanıma sunulmuş durumdadır.

Biyolojik saatimiz açısından obezite, kilo vermek ve sağlıklı beslenme için de bize biyolojik saat çalışmaları büyük ipuçları veriyor. Yani ne yediğimizin yanında ne zaman yediğimiz üzerinden popüler hale gelen Zaman Kısıtlamalı Beslenme konusunu da bu bağlamda bir sonraki yazımıza bırakıyoruz.

Bunu çalığımızın bir etkisi olarak düşünebilirsiniz. Biyolojik saat hala tam olarak anlaşılamamış durumdadır. Nobel ödülleri   yılında bu alanda çalışma yapan bilim insanlarına verilmiştir.

 

KAYNAKLAR

Touitou Y, Reinberg A, Touitou D. Association between light at night, melatonin secretion, sleep deprivation, the internal clock: Health impacts mechanisms of circadian disruption.  Life Sci. 2017 Mar 15; 173:94-106. 

 Hatori M, Gronfier C, Van Gelder RN, Bernstein PS, Carreras J, Panda S, Marks F, Sliney D, Hunt CE, Hirota T, Furukawa T, Tsubota K. Global rise of potential health hazards caused by blue light-induced circadian disruption in modern aging societies. NPJ Aging Mech Dis. 2017 Jun 16; 3:9

Panda S. Circadian physiology of metabolism.. Science. 2016 Nov 25;354(6315):1008-1015

Serdar akgün, kalp damar, damar tıkanıklığı, kilo verme, sağlıklı yaşam,sağlıklı beslenme,sağlık,beslenme,diyet,beslenme programı,hızlı kilo verme,pratik tarifler,diyet yemekler,eat clean,temiz beslenme,atıştırmalık,sağlıklı atıştırmalıklar,healthy,healthy food,rutin,lifestyle,rutin videoları,türk vlogger,sabah rutini,sağlıklı sabah rutini,sağlıklı sabah rutinim,tam tane,tam tane tahıllı,uno,uno ekmek,karabuğday,chia,alışkanlıklar

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here