Corona günlerinin ardından kısıtlamaların kalkması ile insanlar sokağa dökülmeye başladılar. Tabi en azından bir kısmımız? Salgın tekrarlar mı? Ya da kışın yeni bir dalga olabilir mi? diye endişe ediyoruz.

Fakat 65 yaş üstü için kısıtlamalar devam ediyor.

Yaş ve hastalıkları nedeni ile zaten evden pek çıkamayan büyüklerimizin sıkıntısı devam ediyor. Hatta bugün gazete manşetlerine göre bu durum ‘’bir isyana’’ dönüşmüş durumda.

Naçizane evde kal, spor yap gibi klişe öneriler bize pek geçerli değil. Betona boğulmuş balkonu bile olmayan apartmanlarda kaldığımız dönemde risk grubu diye sokağa kaçarak çıktığında kovalanan yaşlılarımız da sıkıntı büyüyor.

Sokağa çıkma yasağında saatlik dışarı çıkma izni verilen 65 yaş üstü grup şimdilerde ‘’siz hala riskli gruptastasınız’’ diye evlerde boğulmuş bir şekilde yaşamaya devam etmek zorunda kaldılar.

Bu sadece bize özgü değil batıda konuşuluyor. Salgının en çok hasar verdiği ‘’huzurevleri’’ ve yaşlı nüfusun yüksekliği gibi nedenlerden de gündemdedir.

Bahçeli evleri ile bizden daha şanslı oldukları kesin.

İzolasyon ve karantina insanlar üzerinde olumsuz etkiler yarattı.

Karantina dönemi psikolojik açıdan riskli hasta grubunu iki katına çıkarttığı bildiriliyor. Üstelik bu çalışmada 65 yaş üstü yok.

Sanırım hepimiz 65 yaş üstünün daha sıkıntıda olduğunu biliyoruz.

Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere en başından beri bazı uyarılarda bulunuluyor.

Şimdilerde ise evde kalmanın getirdiği başta psikoloji olmak üzere sağlık sorunları üzerine araştırmalar ve yayınlar çıkmaya başladı.

İzole evde kalan yaşlılarımızda gördüğümüz sıkıntıları kendi hastalarımdan ve yakın çevremizden edindiği bilgiler ile paylaşayım.

”EVDE OTURAN YAŞLILARDA SORUNLAR”

  1. Sıvı tüketimi yeteri kadar yapılmıyor. Susuz kalanlarda tansiyon düşüklüğü ve halsizlik ön plana çıkıyor. Günde iki litrenin altına düşmeyin.
  2. Önceden Kalp Damar Hastalığı bulunanlarda tansiyon sorunları strese bağlı gözleniyor. Tansiyonlarda iniş çıkışlar daha sık oluyor.
  3. Başta Kalp hastalıkları olmak üzere hastaneye gidilmekten korkulduğu için ertelenen sağlık sorunları Kalp Krizi veya Felç gibi kötü sonuçlar gözlenebiliyor. Bu konu diğer organları ilgilendiren hastalıklar içinde geçerlidir.
  4. Düzenli ilaç kullanımında sıkıntı oluyor. Yaşlılar ilaçlarını düzenli kullanmıyorlar ve bunu gizliyorlar. Yani yaramazlık yapıyorlar.
  5. Hareketsizlik ve fazla yemek ile hazımsızlık kabızlık ikilisi beraber dolaşıyor.  Hareket şart!
  6. Hareketsizlik ve devamlı oturma ile bacak damarlarında pıhtı ve akciğer embolisi dediğimiz çok sıkıntılı durumlar ile karşılaştık. Yürüyün otursanız bile mutlaka ayaklarınızı hareket ettirin.
  7. Evde kalanlarda stres ile kişiler arasında çatışma şansı yükseliyor. Bu salgın için karantina sonrasında boşanmalarına artacağını söyleyenleri anımsayın ve de evdeki yaşlıları düşünün bu da normal bence.
  8. Hastalık korkusu izolasyon ve ayniyete depresyona neden oluyor.
  9. Uykusuzluk. Günlük düzen bozulduğundan yaşlılarda zaten az olan uyku süresi giderek azalıyor. Bu durum enerjide düşüş ve stres katsayısını artması ile sonuçlanıyor.
  10. Beyin fonksiyonlarında yavaşlama olan ya da demans ve Alzheimer gibi sorunları olanlarda belirtiler şiddetleniyor Bunun için dış uyarıya ihtiyaç var.

”ÖNERİLER”

  • Sevdiğiniz televizyon programlarını izlemek,
  • Mutlaka sesli ya da görsel bir uyarı için şart.
  • Müzik de aynı işi görebilir.
  • Kitap okumak ve bulmaca çözmek en ideali.
  • Düzenli olarak telefon ile konuşmak şart.
  • Tavla, iskambil kâğıdı (satranç?) gibi oyunlar oynamak ikili aktivite için ideal.
  • Evden dışarı çıkmadan sokağı seyretmek bile yeterli.

Sorun basitçe çözülebilecek durumda değil.

Şahsen ben 65 yaş üstüne daha sık izin verilmesi taraftarıyım.

Ama bu konuda yakınlarını desteği şart.

Sabah erken saatlerde yürüyüş izni verilmesi daha uygun olur.

İnsanlar ile yakın mesafe temastan kaçınarak ve sosyal mesafe korunarak yürüyüşler yapılabilir.

Bizim de korkan büyüklerimize destek olmalı ve onların yanına fazla yaklaşmamalıyız.

Maalesef bu tablo bir süre daha devam edecek.

Ne kadar mı?

Bu kışı atlatana kadar.

Son not ‘’zatürre aşısı’’ yaptırmayı unutmayınız!

https://www.youtube.com/watch?v=vkjrgU1IXjE

KAYNAK

Sam Brooks, Rebecca Webster,Louise Smith, Gideon James Rubin. The psychological impact of quarantine how to reduce it: rapid review of the evidence. February 2020 The Lancet 395(10227)

evdeki yaşlılarımız

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here