PSİKİYATRİK SOYKIRIM

PSİKİYATRİK SOYKIRIM

PSİKİYATRİK SOYKIRIM

II.Dünya savaşında nazilerin yahudilere karşı olan soykırımı bilinmesine karşı kendi vatandaşlarına karşı yaptığı tıbbi soykırım pek bilinmez. Naziler çingeneler, eşcinseller ve muhaliflerin yanında pek çok psikiyatrik hastayı da katletmişlerdir.

Berlindeki soykırım müzesinde bir camekanda duran bir mektup beni çok üzmüştü. Anna isimli 9 yaşında epilepsi hastası bir kızın babası gönderildiği hastanenin başhekimen yazdığı bir mektuptu. Bası kızının durumunu merak ediyor ve iyileşmesini ve eve dönüşünü beklediğini yazıyordu. işin acı tarafı Anna çoktan yakılmıştı.

Nazilerin saf ırk yaratmak için kafalarına taktıkları bazı hastalıklar vardı. En önemli hastalık şizofrenidir.  Kalıtsal olduğu ve tedavi edilemediği Bu hastalığı hedefe koymuştur. 

 

Önceleri kısırlaştırma olarak başlayan proje kitlesel cinayetlere ve soykırıma dönüştü. 20 yy başında Amerika ve ingilterede de kısırlaştırma kanunlarının gene ırkçı nedenlerden dolayı uygulandığını da eklemeliyiz. 

1929’da Almanya da yazılan bir kitabın ismi çok ilginç  ‘’ Değersiz yaşamların yokedilmesi ‘’ hem de bunu yazan bir psikiyatrist idi.

1939 yılında Hitler programa onay verdi. Programa sempati duyan doktorlar toplandı önce kurallar belirlendi. Şizofrenler ilk sıradaydı ama tedavi edilmediği ve kalıtsal olduğu düşünülerek Epilepsi hastaları, Zeka geriliği olanlar, cüceler, alkolikler ve sosyal uyumsuzluğu olanlarda listeye eklendi. Tüm hastanelerden uygun hastaları bildirmeleri istendi.

Hastalar seçildikten sonra daha iyi bir tedavi görecekleri söylenerek uzaktaki merkezlere gönderiliyordu.

Ailelere de savaş koşulları gerekçe gösterilerek ziyaret yasağı koyuluyordu.İtiraz edenler de toplama kamplarına gönderiliyordu.

Programa da Aktion T-4 adı verildi.

Hitler programın başına kendi doktoru Karl Brandt ve Philippe Bohmler’i getirdi.

Karl Blandt ilk hastayı kör ve zeka gerili olan bir çocuk olarak seçti. Ailesine de bunu bir merhmet ölümü olduğuna ikna etti. 

Sonrada gayriresmi olarak  ötenazi adı kullanılmaya başlandı. 

Nazi propoganda makinesi uzun süreden beri akıl hastalarının maliyeti konusunda halkı eğitityordu. Afişler ve filmlerden önce sinemlardaki haberlerde bu konu sıklıkla işleniyordu. 

Saf alman ırkına ait olmadıkları ve topluma yük oldukları anlAtılıyordu. 

T-4 Polanyanın işgali ile ilk uygulamalarını bu ülkede yaptı. Polandayada akıl hastanelerindeki hastaları  öldürdüler. Sonra savaşta yaralıılar için yatak gerektikçe öldürmeye devam ettiler. 

Plana göre 70 000 kişi öldürülmesi gerekiyordu. 1941’de bu rakama erişildi. ama hastanelerin çevresindeki şehirlerde özellikle kliseden gelen itrazlar sonucunda iş toplama kamplarına devredildi. 

Bu işlem o kadar hızlı yapıldıki bu hastaneler hasta kalmadığından sonradan kapatıldı. 

1934 - 1945 yıları arasında yaklaşık 250 000 hasta öldürüldü..400 000 kişi strelize edildi.

İşin dramatik yanı Hitler 30 nisan 11 45’ intahar etti. Amanya teslim oldu. Kayıtlara merakli naziler göre savaş bittikten sonra bile katliam devam edildi. En son  29 mayıs 1945 tarihinde bi çocuk öldürüldü.

Berlindeki soykırım müzesinde bir camekanda duran bir mektup beni çok üzmüştü. Anna isimli 9 yaşında epilepsi hastası bir kızın babası gönderildiği hastanenin başhekimen yazdığı bir mektuptu. Bası kızının durumunu merak ediyor ve iyileşmesini ve eve dönüşünü beklediğini yazıyordu. işin acı tarafı Anna çoktan yakılmıştı.

Savaş sonrasında Almanya da Şizofreni vakalarının sayısı önce azaldı daha sonra yeniden artmaya başladı. Yani soykırım katilleri amaçlarını gerçekleştirememişti. 

Savaştan sonra Bohhler ve Brandt yargılandı. 12 kişi ile birlikte suçlu bulundular. Bohler 19545’de intahar etti. Brandt ise 1948’de asıldı. 

Bu öyküde kayıp giden binlece ismin arasında tarihte yerini aldı..

Sağlıcakla kalın..


 


Özlü Sözler