NORVEÇTE 200 YIL SONRA KUDUZ

NORVEÇTE 200 YIL SONRA KUDUZ

 

Norveçli Brigitte Karsltadt arkadaşları ile beraber Filipinlerde bir tatil köyüne gidiyor. Tatil köyünden kiraladıkları bir araç ile geziye çıktıklarında yolda yaralanmış kötü durumda bir köpek yavrusu buluyor. Köpek besleyen Brigitte yaralı hayvanı alıyor ve tatil köyüne getiriyor. Hayvanı tedavi ediyor ve besliyor. Bu sırada yavru köpek bir kaç kez Brigitteyi ısırıyor. O da ısırılan yerleri iyice yıkıyor ama doktora gitmiyor. Tatil bitince Norveç’e geri dönüyor. Dönüşünden bir hafta sonra rahatsızlanıyor. Ateş ve baş ağrısı gibi nedenlerden bir kaç defa acile gidiyor. Hatta bir seferinde yatırılıyor ve tetkikler yapılıyor ama bir şey çıkmıyor. Son kez hastaneye gittiğinde köpek ısırığından bahsedince hemen Yoğun Bakıma yatırılıyor ama hayatını kaybediyor. Bu vaka NORVEÇ’TE 200 YIL SONRA KUDUZDAN KAYBEDİLEN İLK VAKA OLUYOR. 

Bu olaydan başlayarak Kuduz bilgilerimizi gözden geçirelim.




 

“Fare, sincap, hamster, kobay, tavşan gibi kemirgen ısırıklarında profilaksi-aşılama yapılmalıdır”. Ülkemizde gerek yok. Yarasalar içinse mağara yarasaları önemli eve giren yarasalar bu tür yarasalar değiller. 

Kan ya da idrar gibi vücut salgıları ile temasla kuduz riski vardır, profilaksi gerekli değildir. Cilt bütünlüğünü bozacak bir ısırık gerekir. 

Şüpheli hayvan karantinaya alındaıktan 10 gün sonra yaşıyorsa aşıya gerek yoktur. BU SÜREYİ BEKLEMEK İSTEYEN VAR MI? DİYE SORMAK DAHA DOĞRU OLUR. 

Kuduz riskli hayvan ısırığı üzerinden 10 günden fazla geçmiş ve hayvan yaşıyorsa profilaksi önerilmez. Ancak kedi ve köpek dışındaki diğer riskli hayvan temasları için 10 gün kuralı uygulanamaz, her durumda aşılama önerilir.

KUDUZ AŞISI

Kuduz aşısı %100 koruyucu DEĞİLDİR. Aşı ile birlikte Kuduz Immunglobulini (RIG) yapılırsa % 100 koruyucudur.

Önceden aşılanma öyküsü olanlarda şüpheli ısırık sonrası tekrar aşıya gerek vardır ama sadece 2 doz aşı 0 ve 3. günlerde önerilir. 

Şüpheli ısırık üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin  aşılama yapılmasını önerilir. Bunun sebebi normalde inkubasyon süresi 1 hafta - 1 ay olarak bilinir ama  3 aya kadar uzadığı bildirilmiştir hatta 19 ay sonra rapor edilmiş Kuduz vakası vardır.

Kuduz riskli ısırık yarasına dikiş atılmaz ama değişik önerilerde vardır. EĞER ÇOK BÜYÜK BİR YARA İSE DİKİLEBİLİR. Yara içine ve çevresine kuduz ımmunglobulini enjekte edilir ama az dikiş şarttır.

Hastalarda 4’lü aşı takvimi;  yani 0-3-7 ve 14. gün dozları öneriliyor.

KUDUZ BELİRTİLERİ

  • İlk belirtiler  ateş, ağrı, yanma hissi, yara etrafında parestezi olarak görülür. 

  • %70-80) hastalarda hiperreaktivite, ajite-garip davranışlar, hidrofobi (%50) , aerofobi (uçma korkusu) görülebilir. Ateş ,salya artışı, HT ve taşikardi görülebilir. Beyinde ağrı enfeksiyon oluşur. 1 hafatda kaybedilir.

  • %20-30 paralitik kuduz gelişebilir. Kaslar ısırılma alaından başlayarak paralize (felç)  olur. 

  • Kuduz testi diye bir şey yoktur.

  • Tanı koyulması ancak öykü ve şüphe ile ortaya çıkar.

Tedavisi yok, destek tedavi uygulanır.

Köpeklerde aşılama en etkin yöntemidir. 

KUDUZ AŞISI KORUR MU?

Aşılama sonuç verir mi?

Aşılananlarda da % 1 civarında Kuduz var. Aşsızılarda ise bu oran % 6-42 arasında değişiyor. 

Kuduz aşısı + RIG uygulaması %100 koruyucudur.

Kuduz riski olan bölgelere seyahatler öncesinde de 3 doz aşı önerilir. 0, 7 ve 21. günlerde birer doz aşı. 

ISIRILINCA NE YAPMALI?

15 dk boyunca sabun ve su ile yıkanır, iodine (betadine) gibi maddelerin kullanımı önerilir. 

Tetanoz profilaksisi ve antibiyotik tedavisi de uygulanabilir.

Asıl önemli olan hayvanları aşılanmasıdır.

Ülkemizde belediyeler hayvanları kısırılaştırıyor ama kuduz aşısı yapıyorlar mı? Bilmiyorum.

 


Özlü Sözler