CORONA VİRÜS BELİRTİLERİ

CORONA VİRÜS BELİRTİLERİ

AMERİKA’DAKİ İLK CORONA VİRUS VAKASI

Corona virüs vakalarının ülkemizde görülmeye başlamasıyla insanlarda hem merak hem de hafif bir panik hali oldu.

Bunu doğal karşılamak gerekir.

Yapılması gereken en önemli şey sakin kalıp önlemlere uymaktır.

Şimdi insanlar bir şekilde kendilerinde gördükleri bazı belirtileri sorgulayıp ‘’acaba ben de corona mı? var ‘’ diye endişelenecekler.

İşte bu yazının amacı da sizi corona virüs belirtileri ve hastalığın seyri hakkında bilgilendirmektir.

Bu yazıyı hazırlamak için iki kaynak kullandım.

Bunlardan ilki salgının kaynağı olan Wuhan’da ilk vakaların toplandığı bir makale, tarihi 7 Şubat. Hastanede tedavi altına alınan ilk 138 hastanın sonuçlarını açıklayan bir makale.

JAMA. 2020 Feb 7.

Clinical Characteristics of 138 Hospitalized Patients With 2019 Novel Coronavirus-Infected Pneumonia in Wuhan, China.

 

İkincisi ise Amerika’da görülen ilk corona virüs teşhisi koyulan ilk vakanın öyküsünü size aktaracağım.

NEJM, 2020 March 5,

First Case of 2019 Novel Coronavirus in the United States

 

Üçüncü kaynak ise gene Wuhan’da görülen ilk vakalarda kimlerin riskli olduğunu açıklayan bir makale.

 

JAMA, March 13, 2020

Risk Factors Associated With Acute Respiratory Distress Syndrome Death in Patients With Coronavirus Disease 2019 Pneumonia in Wuhan, China

 

Sanırım bu kaynaklardan aktaracağım bilgiler ile kafanızdaki soruları yanıtlayabilirim.

 

Önce Amerika’daki vakadan başlayalım.

31 Aralık 2019 tarihinde Wuhan Balık pazarında zatürree vakalarının görüldüğü açıklandı. 9 Ocak 2020 tarihinde Çin yetkilileri zatürree vakalarından sorumlu olarak yeni bir Corona virüsün 8 (2019-nCoV) izole edildiğini açıkladılar. 

 

Wuhan’da akrabalarını ziyaret eden bir Amerikalı ülkesine döndükten sonra dört gündür süren öksürük, hafif ateş, bulantı ve kusma yakınmaları ile Snohomish County, Washington’da bir hastaneye başvuruyor. Başvuru sebebini de Amerikan Hastalık Kontrol Merkezini Wuhan’dan dönenler için yaptığı uyarı olduğunu söylüyor.

Hasta verdiği bilgiler üzerine hemen maske takılarak muayene odasın alınıyor. Hasta ile ilgilenecek sağlık personeli gereken önlemleri alıyorlar.

Hastanın ilk muayenesinde ateşinin 37,2 C, kalp hızının 110/dk, tansiyonu 134/87 mm Hg ve Oksijen saturasyonu %96 (kandaki oksijen miktarı) bulunuyor.

Bunlardan dikkat çeken şey kalp hızının normal 60-100/dk’dan biraz yüksek olması. Buna biz taşikardi diyoruz.

Hastaya 2 lt serum fizyolojik sıvı ve bulantı kusması için ilaç veriyorlar. Başka ekstra bir ilaç verilmiyor.

Wuhandan gelen 138 hastalık makalede ise başvuran hastalarda en sık görülen şikâyet ateş olarak kayıtlara geçmiştir. Bunun oranı % 98,6’dır. Ateş enfeksiyon için en önemli belirtidir. Ateş için normal değerler 36,1-37,2 C arasında değişir.

İkinci olarak en sık görülen belirti ise yorgunluktur. Bunun oranı ise %69,6 olarak rapor edilmiştir. Bu hastada ise böyle bir belirti gördüğünüz gibi yoktur. Üçüncü en sık görülen belirti ise kuru öksürüktür. Bunun oranı ise Wuhan’da %59,4 olarak rapor edilmiştir. Bazı kaynaklarda en sık görülen ikinci belirti kuru öksürük ikinci ne yüksek belirti olarak gösteriliyor.

Bulantı kısma ise Wuhan’daki vakalarda %10 oranlarında rapor edilmiştir.

Wuhan’daki vaka serisinde yukarıda aktardığım gibi en sık görülen belirtiler;

1.Ateş                      : % 98,6

2.Halsizlik               : %69,6

3.Kuru Öksürük     : %59,4

4.İştahsızlık             : %39,9

5.Kas ağrısı             : %34,8

6.Nefes Darlığı      : %26,8

7.Boğaz Ağrısı       : %17,4

8.İshal                      : %10,1

9.Bulantı                 : %10,1

10.Baş dönmesi    : %9,4

11. Baş ağrısı         : %6,5

12.Kusma                : %3,6

13.Karın Ağrısı      : %2,2

Amerika’daki hastaya hemen akciğer grafisi çekiliyor ve bir sorun görülmüyor. Hasta da bir virüs şüphesi olduğundan hızla Influenza A, B, Parainfluenza ve diğer 6 virüs için tetkik yapılıyor ve negatif çıkıyor.

Bu negatif sonuçlara karşın serum, boğaz ve burun sürüntüleri alınarak Hastalık Kontrol Merkezine gönderilir. Dikkatinizi çekiyorum 24 saat sonra sonuç geliyor ve hastada Corona virüs olduğu belirleniyor. Bu oldukça hızlı bir gelişme hemen harekete geçmişler. Fakat buna karşın hastaya bir tedavi başlamıyorlar çünkü durumu iyi görünüyor.

 

Hastanın hastanedeki ikinci gününde yani ilk belirtilerin başlamasından sonraki 6.günde ise hastanın kuru öksürüğü devam ediyor ve hastanın ateşi 39,2’ye kadar çıkıyor. Ayrıca önce kabızlık arkasından ise ishal oluyor.

Hastaya ateş için Acetominofen (parol 650mgx4), ibuprofen (600mgx2), öksürük için guaifenesin ve sıvı verilmeye devam ediyor.

Hastanedeki 3.günde labaratuar testlerinde bazı değişiklikler gözlenmeye başlıyor. Lökopeni (beyaz küre sayısında düşüş), Trombosit sayısında hafif düşme ile birlikte karaciğer fonksiyon testlerinde hafif bir yükselme saptanıyor. 3.günde çekilen akciğer filminde bazı patolojik değişiklikler görülüyor. Bu değişiklikler zatürre lehine yorumlanıyor.

Hastanın 4.gününde şikayetlerinde ve bulgularda bir değişiklik olmuyor.

5.günde ise oksijen saturasyonu %96’dan %90’a düşüyor. Oksijen verilmeye başlanıyor. İkinci kez çekilen akciğer filminde zatürre lehine bulgular saptanıyor. Bunun üzerine olası bir bakteriyel zatürre eklenebilir diye Vankomisin ve Cefepime antibiyotik başlanıyor.

6.günde hastanın akciğer filmi kötüleşiyor bunun üzerine daha henüz araştırma aşamasında olan anti vira ilaç kullanılıp kullanılmayacağı tartışılıyor.

7. günde ‘’Remdesivir’’ adlı deneysel ilaç başlanıyor ve antibiyotikler kesiliyor. 8.günde itibaren hastanın şikâyetlerinde düzelme başlıyor. Hemen başlamış bu da ilginç belki ilaca bağlı olmaksızın kendiliğinden düzelmiş olabilir.

Hasta ertesi gün öksürüğünde ve iştahsızlığında iyileşme olduğunu söylüyor. Hasta 10.gününde sadece arlıklı öksürük ve burun akıntısından yakınıyor.

Bu vaka takdimi bu şekilde sonlanıyor. Daha sonraki bilgilerde 14 günlük karantina süresi tamamlanıyor ve corona virüs testi negatif çıkınca evine başkaları ile teması minimum olması tavsiyesi ile gönderiliyor.

Fakat işler bu kadar kolay her vakada gitmiyor.

 

Akciğer hasarı yanında kalp kasında da bazı hasarlar yaptığı rapor ediliyor.

Akciğer hasarı ile burundan ya da ağız burun maskesi ile oksijen desteği sık uygulanan bir yöntem. Akciğer hasarına genelde; Erişkin Solunum Yetmezliği Sendromu (Adult Respiratory Distress Sendrom) adı veriliyor.

Akciğer hasarının ciddiyetine bağlı olarak hastaya ‘’solunum cihazı ventilatör ‘’ desteği gerekiyor. Bu destek basitçe maske ile pozitif basınç kullanarak akciğerlerin havalandırılmasından hastanın soluk borusuna bir tüp yerleştirilerek uyutulması ve solunum desteği sağlanmasına kadar gidebiliyor. İşte bu noktada hastanın yaşlı olması ve/veya ek hastalıklar olması riski arttırıyor.

Peki, hangi durumlar riski arttırıyor.

Üçüncü makaleden şimdi bu durumları ayıklayalım.

  1. Yaş >65 yaş
  2. Ateşin ilk başvuru da yüksek olması> 39 C
  3. Nefes darlığı ile başvuranlar
  4. Hipertansiyonu olanlar.
  5. Şeker Hastalığı olanlar.

 

Bunların dışında kan değerleri bozuk olanlarda ve savunma sistemi savaşçıları olan beyaz küre lökosit sayılarında düşüklük (lökopeni) risk olarak tanımlanmıştır.

201 hastalık seride tedavi için çok sayıda ilaç kullanılmıştır. Bunların içinde çok sayıda anti viral ilaçlar yer alır. Oseltamivir, ganciclovir, lopinavir/ritonavir ve interferon alfa gibi ilaçlar kullanılmıştır.

Antioxidanlar glutatyon,  N-acetyl-L-cysteine kullanılmıştır.

Bir diğer tartışmalı konu ise kortizon tedavisidir. Bu satırları yazarken Fransa Sağlık Bakanı kortizon/steroid tedavisinin hastalara kötü geldiğini ve paracetomol kullanılması gerektiğini söylemiş. Bu seride ise Methylprednisolone verilenler de iyileşme almayanlara göre daha fazla gözlenmiştir.

Ayrıca daha ağrı vakalarda elde olan hemen hemen biline tüm ilaçlar kullanılmıştır.

Bu yeni bir hastalık ve salgın olduğundan tedavi yaşanılarak öğrenilecektir. Tıpkı dünya tarihindeki diğer hastalıklar gibi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Özlü Sözler