BALON VE STENT PEKİ SONRASINDA DAMARDA NE OLUR?

BALON VE STENT PEKİ SONRASINDA DAMARDA NE OLUR?

BALON VE STENT, PEKİ SONRASINDA DAMARDA NE OLUYOR?

En çok görülen Kalp Damar Hastalıkları içinde ‘’damar tıkanıklığına ‘’ karşı yürütülen tedavide balon ve sten uygulamaları artık altın standart olarak kabul ediliyor.

Peki, balon ve sten sonrasında damarda neler oluyor?

Balon ve stent damara zarar veriyor mu?

Stentler neden tıkanıyor?

Çıplak Metal Stent, İlaç salan stent ve Eriyen Stent ne demek?

Ben de stent var. Ne yapmalıyım?

Kaç tane stent takılabilir?

Sık sorulan bu sorular için bu yazıyı ve ardından gelecek vidoyu hazırladım.

Öncelikle şunu söylemeliyim. Kısa olmasına çalışacağım ama tüm soruları yanıtlamak için bana biraz zaman ayırmalısınız.

Önce Kalpteki Koroner Damarın yapısına bir göz atalım bilgilerin pekişmesi için yararlı olacaktır.

Koroner damarlarda diğer damarlarda olduğu gibi damarın çini döşeyen tek katlı yassı epitel hücrelerinden oluşan bir tabaka vardır. Bunu kaldırım taşı gibi düşünebilirsiniz. Buna ENDOTEL diyoruz.

 

 

Related image

Endotel için tüm damar sisteminde olduğundan ayrı bir organ olduğunu iddia edenler de var. Neden önemli çünkü damarda koruyucu bir tabaka olmasının yanında damarın özellikle kasılıp gevşemesinde ve lioproteinler gibi (kolesterol) moleküllerin geçişinde önemli rolü var. Bunun yanında altında yatan düz kas hücrelerinin de büyümesini kontrol ediyor. Pek çok madde ve enzim salgılıyor. Bunların en önemlisi Nitrik Oksit bilinen en güçlü damar genişleten madde.

Bu yapı aterosklerozda yani damar sertliği gelişiminde stratejik bir role sahip aslında damar sertliğinin basitçe endotel hastalığı olduğunu söyleyebiliriz.

Damar sertliği sonucunda oluşan darlık kalp kasında beslenme bozukluğuna göğüs ağrısına ve damarın pıhtı ile tamamen kapanması sonucunda kalp krizine yol açıyor.

Damardaki daralmanın saptanmasında sonra ilk olarak 1978 yılında Anjiyografi sırasında darlık olan bölgenin içeriden bir balon yardımı ile genişletilmesi işlemi BALON ANJİYOPLASTİ bizde bilinen sokak adı ‘’ balon patlatmak ‘’ gerçekleştirildi.

 

Bu önemli bir gelişmeydi. Ardından sorunlar baş gösterdi. Balon işlemi darlık bölgesindeki plağın kırılmasına ve pıhtı oluşumuna sonunda da tıkanmasına neden oluyordu. Belki de bu gelişmeler damar duvarını döşeyen endotel hücrelerinin görevleri tam olarak bilinmeden önce gerçekleşiyordu. Aslında çok sert olan bu bölge balon şişirildikçe  ‘’ çatır çatır ‘’ genişletiliyordu. Bu doğru bir tanım olur aslında bizim ameliyatta gördüğümüz damarlar o kadar sert ki; ancak bu şekilde açılabilir.

Hemen ardından gelen gelişme kan sulandırıcılar ile damarda tıkanmanın önlenmesi oldu. Aslında kan sulandırıcıların gelişmesi de bir yerde bu işlemlere bağlıydı. Önce basit kan sulandırıcılar ve ardından da pıhtılaşma hücrelerine yönelik ilaçlar gündeme geldi. Bu ilaçlar stent uygulamalarına paralel bir şekilde uygulamaya girdi.

İkinci aşama ise yeniden daralma ya da tıkanmanın önüne geçmek için STENT uygulaması oldu. Günümüzde anılan adı ile ÇIPLAK METAL STENT uygulaması ardında benzer sıkıntılar yarattı.

Stent metal içerdiğinde ve yerleştiği endotel hücrelerini ‘’ rahatsız ettiğinden ‘’ endotel hücreleri saldırıya uğradıklarını düşünerek kalınlaşmaya: sayıları ona arttırmaya başlıyorlar ve sonuçta da yeniden damar tıkanma ve pıhtı kalp krizi üçgenine geri dönülüyordu.

Image result for stent, pcı

Endotel Hücrelerinin Gelişimi

O zaman bu stentlerin içine İLAÇ koyalım bu hücrelerin büyümesini engellensin denildi.  İLAÇLI STENT bu şekilde ortaya çıktı. Önce pıhtılaşamaya karşı Heparin kullanıldı. Ama asıl sorun endotel hücrelerinin büyümesi ve stent içinde yeniden darlık oluşturmasıydı. O zaman bu hücrelerin büyümesini ortadan kaldıracak organ naklinde kullanılan ilaçlar stente eklendi. Yır. Bu sefer ilacın salınımında bir sıkıntı vardı. Bunu düzeltmek için ilaca başka bir molekül eklenerek polimerize edildi.

Sorunlar bunun ile bitti mi? Hayır, maalesef. Uzun dönemde gelişen sonuçlarda yeniden darlık oluşma şansı devam edince,  Hatta endoteli rahatsız etmemek için stentlerin iskeleti üzerinde çalışmalar yapıldı.

Son olarak da bu metal stent tamamen erise iyi olmaz mı? Denildi. Eriyen stentler geliştirildi. İskeletin tamamen eridiği stentler geliştirildi.. 6-12 ayda eriyeceği iddia edilen stentlerin hala uzun süre damar duvarında kaldıkları ve pıhtılaşma ve yeniden darlığa sebep olabilecekleri yönündeki uyarılar yüzünden ABD’de hala bu stentler onaylanmış değil. Buradaki umutlar maalesef bir başka bahara kaldı.

Yeni teknoloji beraberinde bir sıkıntı getiriyor MALİYET. Endüstri yaptığı yatırımların geri dönüşü için yüksek fiyatlar talep ediyor. Bunun bizim gibi her şeyi dolar üzerinden ithal eden ülkeler için en demek olduğunu biliyorsunuz. ABD için bazı stent fiyatlarının 4 – 11 000 dolar arasında olduğunu söylersem sanırım durum daha iyi anlaşılır.

Günümüzde tekrar İLAÇLI STENT daha ön plandadır. Bu stentlerin yapısının geliştirilmesi için özellikle moleküler düzeyde yeni çalışmalar devam etmektedir.

Stent kesin çözüm mü? Maalesef değil. Bu konuda asıl sakınılması gereken konularda yani göğüs ağrısı ve ilgili kalbe bağlı olumsuz olaylardan kalp kriiznden ve ölümden uzak durmak için gerekli noktalar da çok mesafe ketedilememiş durumda. Önemli çalışmalarda Bypass ameliyatı daha ön plandadır. Özellikle Şeker Hastalığı olanlarda daha faydalıdır.

Bir kişiye kaç stent takılır?

Bu sorunun tek ve net bir cevabı yok. Kişinin hastalık derecesine, tıkalı olan damar sayısına ve yerine göre değişiyor. Genelde üç ana damar için üç stent sayısı yeterli olabilir. Unutmayın bu stentlerin uzunluğu da değişiyor. Ne kadar çok stent aslında o kadar sorun demektir. Amerika’da 56 yaşındaki bir hastanın 10 senede 28 kez anjiyo, bir bypass, bir ek ameliyat ve 67 stent takıldığını söylesem sanırım kafanızda bir fikir oluşur.

Stent bypasstan kurtarır mı?

Eğer fazla damarda fazla sayıda darlık yoksa o zaman kurtarabilirsiniz. Ama ne kadar darlık varsa. Ne kadar stent varsa. O kadar bypass yakın demektir.

Stent ne zaman tıkanır.

İlk 6 – 12 ayda tıkanma şansı yüksektir. O yüzden ikili kan sulandırıcı ( aspirin+plavix) kullanımı çok önemlidir. Burada yaşlı hastalarda kan sulandırıcıların kanama komplikasyonları yüzünden ağır komplikasyonlar ile karşılaştıkları işin bir diğer zayıf noktasıdır.

Nasıl karar verilir?

Hastanın yaşı ek hastalıkları (Şeker ve diğer risk faktörleri), damar yapısı ( sadece belli ve kısa bölgelerde darlık) etkiler.

Genç, az sayıda yerde kısa darlıklar varsa stent daha ön plandadır. Çok sayıda yerde çok sayıda darlık varsa bypass ön plandadır.

Bu konuda söylenecek en önemli nokta stent sonrasında ameliyat gidenlerde Damar yapısının bozulduğunu görmemizdir. Stent sonrasında yeniden tıkanıklık oluşunca geçirilen krizler sonucunda kalbin kasılma gücünün bozulması hem ameliyat riskini yükseltmekte hem de beklenen yaşam süresini kısaltmaktadır. Stentlerin beklenen yaşam süresini pek yükseltmediği bypass ameliyatının daha başarılı olduğunu söylemeliyiz.

Stentlerde ilk 6 yıl için ortalama % 6’ya kadar çıkan yeniden tıkanıklık stent içinde oluşur. Stent takılanlarda 6 sene içinde % 16-17 oranında hayati risk görülür.

Buna karşın bypass korkusu ile hastaların stent taktırmaları sonucunda ameliyat giden hastaların kalpleri pekiyi durumda olmamaktadır. Bundan dolayı sıkıntılar olabilir.

Tabi stent taktırınca her şey bitmez. Sigara ve diğer risk faktörlerinden uzak durmak. Yaşam şeklini değiştirmek Şeker ve kolesterol düzeylerini kontrol ettirmek şarttır.

Kalp Damar Tıkanıklıklarında fazla sayıda hasta olması ve giderek stent bypass ikilemi ile bunların hepsini yaptırmış ama hala sorunları devam eden hasta grubu ortaya çıkmaktadır. Bunun sonucunda alternatif ve tamamlayıcı tedavi yöntemleri diyet, bitkisel beslenme ve şelasyon tedavisi gibi yöntemler ortaya çıkmaktadır.

 


Özlü Sözler